Şimdide Koronavirüs Gölgesi Altında Saldırıyorlar!.. Muhsin AKIL

0
227

Muhsin AKIL

(Aşağıda okuyacağınız yazıyı gelişigüzel ki sıradan/rutin bir mantık ve anlayış içinde değil, 40 yıllık GAZETECİLİK/YAZARLIK birikimi ve tecrübesi yazıyorum! Aynı zamanda 40 yıl içinde devletin en üstünden en altına (istihbarat kurumları dahil olmak üzere) bütün kurumları ile haşır-neşir olmuş bir gazeteci/yazar olarak yazıyorum! Ve tam 40 yıldır terörle mücadele, psikolojik harp, derin devlet ve istihbarat konularında uzmanlaşmış DERİN GAZETECİ/YAZAR olarak yazıyorum! Bu yazımı okurken beni çok iyi tanıdıklarını zanneden bazı dostlarım bıyık altından gülebilirler!  Ve ‘Sen kim AK Parti’yi uyarmak kim?! Sen kim devlet kim?!’ diyebilirler! Onların bu düşüncelerine saygı göstererek bu dostlarıma tavsiyem internetten araştırarak bunca yıl neler yaptığımı öğrenebilirler! PKK, FETÖ ve Sahte Derin Devletçilerle tam 40 yıldır nasıl bir mücadele verdiğimi ve bütün bu mücadelenin bedelini hayatım pahasına nasıl ödediğimi de öğrenebilirler. İnşallah beni bir nebze olsa anlamış olurlar.)

100 yıl önce amaçlarına ulaşamayan küresel emperyalist güçler tam 100 yıl boyunca Türkiye’yi parçalamak için her yola başvurdu. Osmanlı İmparatorluğu’nu parçalamayı/dağıtmayı başardılar ama bu MİLLET, parçalanan/dağılan Osmanlı Devleti’nin külleri arasında kalan bir avuç koru üfleyerek yeniden dirilip DEVLET olmayı başardı. Çanakkale, Kurtuluş Savaşı ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti…

Bu MİLLET öyle bir MİLLET ki asla yenilgiyi kabul etmez! EBEDİ DEVLET (Devlet-i Ebed Müddet) diyerek özüne, asıl mayasına, gerçek kimliğine dönmesini de çok iyi bilir!..

Tam 40 yıl önce masumiyeti, iyi niyeti, hoşgörüsü, dindarlığı ile öne çıkan Cemaat denilen terör örgütü FETÖ’nün öylesine bir sinsi, ikiyüzlü ve riyakar bir takiye mantığı içinde devletin kılcal damarlarına kadar sızabildiklerini ve bütün devlet kurumlarını ele geçirerek darbe yapmaya kalkıştıklarını, nihayetinde 17-25 Aralık ve 15 Temmuz darbe teşebbüsleri sonucu gün gibi ortaya çıktığını hepimiz biliyoruz.

Elbet ki başaramadılar. Ve karşılarında bu MİLLETİ ve AK Parti iktidarını buldular. Karşılarında milleti ile haşır-neşir olmuş Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ı buldular.

AK Parti, ilk kurulduğu günden bu yana kendisini yenileyerek, birçok olayı yaşayarak ve tecrübeler edinerek nihayetinde kendisini buldu! Çıraklık dönemlerinde elbet ki birçok hata yapmış olabilir, kalfalık dönemlerinde de görmüş olduğu hataları onarmakla geçirdi. Ustalık dönemlerinde ise 17-25 Aralık ve 15 Temmuz darbe teşebbüsleri ile karşılaştı.

Kolay değil, tam 20 yıl süren bir mücadele içinde milletin güvenini kazanmıştı AK Parti. O yüzden hem 17-25 Aralık hem de 15 Temmuz Darbe Teşebbüsleri’nde bu MİLLET şehitleriyle, gazileriyle liderine (R. Tayyip Erdoğan), partisine (AK Parti) ve devletine (Türkiye Cumhuriyeti) sahip çıkmasını bildi.

Gerçi BİZ bu tehlikeleri çok öncesinden farketmiştik. Cemaat denilen FETÖ terör örgütünün günü geldiğinde böylesi bir darbeye kalkışacağını çok iyi bildiğimiz için AK Parti’yi sürekli uyarmıştık. AK Parti’yi çıraklık dönemlerinde yazılarımızla o kadar çok uyarmıştık ki… Aynı uyarılarımızı kalfalık dönemlerinde de yaptık… Keşke bizi dinleselerdi… Hem dış kaynaklı yerli işbirlikçi Derin Devlet hem de FETÖ konularında aleni bir şekilde sürekli uyarıyorduk. Maalesef bizi dinlemediler… AK Parti’yi uyardığımız için yine kötü olan her zaman BİZ oluyorduk. Yine de küsmedik, darılmadık, gücenmedik AK Parti’ye olan desteğimize devam ettik.

Bizim AK Parti’ye yegane desteğimizin sebebi başında şu andaki Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan’ın olmasıydı. Kendisini sadece 20 yıla yakın iktidar olduğu dönemlerde değil ta ki 1980 yıllarından bu yana çok iyi tanıyorduk. Niyetini ve amacını çok iyi biliyorduk. O yüzden AK Parti’nin kurulduğu ilk günden bugünlere gelinceye kadar her zaman desteğimizi verdik. Ve vermeye de devam ediyoruz…

Tek dileğimiz AK Parti iktidarının 2023 yılına kadar iktidarda kalması!.. Çünkü 2023 yılı Türkiye için çok önemliydi! 2023 Türkiye’nin parçalanıp-parçalanmama tarihiydi! Yıllar öncesinden yurt dışından temin ettiğimiz istihbarat belgelerinde 2023 yılında Türkiye’nin parçalanacağına dair bilgiler, haritalar, doneler vardı! (O yüzden 2023 Projesi yazıldı ve tatbikata konuldu.) 2023 ile ilgili GERÇEĞİ sürekli gündeme getirmiştik.

Ve İç ve Dış Güçler AK Parti’nin 2023’e kadar iktidarda kalmaması için her yolu denediler. Ta ki 17-25 Aralık ve 15 Temmuz Darbe teşebbüsleri de dahil olmak üzere denemedikleri yol kalmadı. Ama başaramadılar.  Şimdi ise 2023’e çok az kaldı!.. Ve tehlike hala geçmiş değil!..

Ve asıl tehlike bundan sonra!.. Şu anda Koronavirüs Salgını gölgesi altında yeniden hazırlık yaptılar! Çünkü hava bulanık!.. İşte bu bulanık havayı fırsat bilerek farklı yollar denemeye başladılar. Yeniden kolları sıvayıp saldırıya geçtiler. Hem de akla-hayale gelmedik her yolu dememekteler. Aleni bir şekilde her türlü hakaret, iftira, küfür ile saldırıyorlar. Emperyalist dış güçler ve FETÖ de bunlara aleni veya gizli destek vermeye devam ediyorlar.

Suriye örneğini hele bir hatırlayın: Zeytin Dalı, Fırat Kalkanı Harekatları sonucunda Türkiye düşmanlarının nasıl işbirliği yaptıkları gün gibi ortaya çıkmıştı. Sınırlarımızın bir adım ötesinde Türkiye’ye karşı yapılacak saldırıların adeta beli kırılmıştı. Daha sonra da Libya-Türkiye arasındaki deniz sınır anlaşması da düşmanlarımızın gerçek yüzünü ortaya çıkardı. Eğer ki Türkiye tehlikeyi ta baştan görüp harekete geçmese imiş maalesef akıbet çok kötü olacakmış!

Tarihte olduğu gibi günümüzde de iç ve dış düşmanların saldırıları hiçbir zaman son bulmayacak…

Peki, bu düşmanlar Türkiye’yi zor duruma düşürebilecekler mi?! Yani, yapmış oldukları saldırılar sonucunda başarılı olacaklar mı?!

Şayet AK Parti ve MHP’nin arasını açabilirlerse; AK Parti içinde tutarlı bir fitne çıkartabilirlerse; iftira, karalama, tahrik, provokasyon ve spekülasyonlarla şu andaki Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’a itibar kaybı yaşatabilirlerse; AK Parti iktidarını vahamet, gaflet ve dalalet içine sürükleyebilirlerse; AK Parti içindeki dayanışmayı, kaynaşmayı ve güçbirliğini olağanüstü zayıflatabilirlerse işte o zaman başarabilirler diyorum.

Bütün bunlardan dolayı AK Parti 20 yıllık geçmişini gözden geçirip nerelerde hata yaptığını sorgulaması gerekir. İlk önce (ne kadar da topluma ve medyaya yansımasa da) kendi içindeki gizli çekişmelere, sürtüşmelere ve kavgalara bir an önce son vermeli! MHP ile arasındaki harcı/hamuru yeniden gözden geçirerek (hiçbir şekilde sorun yaşamayacak şekilde) yeniden yoğurmalı!

Daha sonra da karşı tarafların her türlü iftirasına, provokasyonuna ve fitnesine karşı koyabilecek bir donanımda kendisini yenilemeli! İktidarda olmanın vermiş olduğu sarhoşluktan bir an önce kurtularak her an bir gevşeme, vahamet, gaflet ve dalalet yaşanacakmış bilinci içinde her türlü tedbir ve önlemi alarak GERÇEK ZIRHINI kuşanmalı!

(NOT: Gerçek Zırh’ın ne olduğundan ileride günler içinde başka bir yazımda bahsedeceğim!)