BİRAZ DA NOSTALJİ: KORONA GÜNLÜKLERİ – 1 – 1970 Sonları – 1980 Başları (KARATAY LİSESİ DÖNEMİ) ve Konya’da Gazetecilik Yılları… Muhsin AKIL

0
185

Muhsin AKIL

KORONAVİRÜS SALGINI 2020 yılını kâbusa dönüştürdü. İnsanlık büyük bir çıkmazın içinde dünyayı sarıp-sarmalayan koronavirüs belasından kurtulmak için can atıyor. Koronavirüs dünyadaki milyarlarca insanı etkilediği gibi Türkiye’yi de sağlık başta olmak üzeri ailevi, ekonomik, toplumsal, siyasi vs. her yönden etkilemiştir. Elbet ki şu anda bu yazıyı okuyan okuyucularımız ve değerli dostlarımızı her yönüyle etkilediği gibi bu yazıyı yazanı da bir o kadar etkilemiştir. Fakat konumuz koronavirüs değil! Tam tersi (geçicide olsa) koronavirüs kabusundan, ablukasından, etkisinden uzaklaşıp biraz nostalji diyerek KORONA GÜNLÜKLERİ başlığı altında maziye kısa bir yolculuk yapmak istedim.

Adı üstünde NOSTALJİ: yani, kelime anlamıyla mazide bıraktığımız o güzel anıları, özlem dolu günleri, eski dostları (ki eskimeyen!) hatırlayarak nostalji tadında bir yazı olması için zaman yolculuğuna çıktım da diyebilirim. Tabi ki önce özel/(ailevi) geçmişin tozlu yollarında bir süre dolaştım. Hayal dünyamı zorladım. Ailemizden kaybettiklerimizin hüznü ile büyük bir duygu yoğunluğu içinde onlarla geçen yılları hatırlayıp arkalarından dualarımızı eksik etmedik. Sonra da şu anda hayatta olan aile yakınlarımızı düşünüp onların da sağlığı için dualarımızı esirgemedik. Hadi diyelim bunlar özelin de özeli… Asıl sizlerle paylaşacağım Konya’da geçen gençlik yıllarımdaki (okul yılları) arkadaşları hatırlayarak maziye farklı bir yolculuk yapmanın hüznünü, tadını ve keyfini yazacağım. Aynı zamanda şu andaki mesleğim olan gazetecilikle ilgili Konya’da geçen yıllardan da söz edeceğim… 1970’lerin sonları ve 1980’lerin başları… Türkiye’nin sağ-sol çatışmalarını yaşadığı siyasi yıllar da diyebilirim…

KORONA GÜNLÜKLERİ başlığı adı altında ara-sıra yazılarımı devam ettireceğim. Bu konuda bu ilk yazım olacak. Ve Lise yılları diyorum. KARATAY LİSESİ… Evet, liseyi Karatay’da okudum. 1976-1980 dönemi… Konya şehir merkezi Kayalı Park karşısındaki tarihi eski binada liseye başladım. Ve aşağıda resmini zaten görüyorsunuz…

KARATAY LİSESİ ESKİ BİNASI

Fakat Karatay Lisesi’nin bu eski binasında ancak 1 yıl okuyabildik. Çıkan bir yangından dolayı Lise Saman Pazarı mevkiindeki Aslanlı Kışla’nın yanına taşındı. Lise 2 ve 3’ü bu yeni binada okudum. Aşağıda Karatay Lisesi’nin yeni binasını görüyorsunuz.

KARATAY LİSESİ YENİ BİNASI

Siyasi olaylardan dolayı ben diplomayı iki yıl gecikmeli olarak 1980 yılında aldım. Bir-iki ders bırakmıştık. Okulda üç siyasi görüş hakimdi. Ben burada siyasi görüş ayrımı yapmak istemiyorum. Evet, bu siyasi görüşleri temsil eden bir gurubun içindeydim. Üç siyasi görüşten de arkadaşlarımız olmuştur. Ne kadar kavgalı olsak da mutlaka temaslarımız, arkadaşlıklarımız vardı. Eski binada, yani lise 1’de sınıfımız ile birlikte lise 2’de 6 Edebiyat B sınıfını hiç unutmuyorum. Ve sınıf arkadaşlarını… Hafızamı zorladığım zaman hayal-mayal çoğunun simalarını hatırlıyorum. Hatta bazılarının isimlerini bile…

Ben bu yazıyı yazarken Karatay Lisesi’ndeki okul ve sınıf arkadaşlarımı da internetten bulmaya çalışıyordum. Mesela Arif Erdem, Ebubekir Büyükmesci, Mehmet Heybetli, Orhan Samur, Hitam Çetinkaya ve Kardeşi, Ömer Kuş, Mahmut Koç, Ali Rıza Taban,  Mustafa Göktaş, Mustafa Deniz, Ali Rıza Taban, Musa Karakaya, Mustafa Kabak, Mustafa Deniz, Mustafa Koç, Ramazan Tosun, Abdullah Yıldırım, Ramazan Çimen, Recep Sarısakal, Mustafa Kabak, Orhan Samur ve diğerleri… Eğer uzun bir süre düşünmeye kendimi zorlasam daha birçok isim ve simayı hatırlayacağım. Tesadüf de olsa bu yazıyı okuyup da kendi isimlerini bulamayanlar ne olur bana gücenip-darılmasınlar… Bu konuda beni hoş görsünler… Ki tam 40 geçti üzerinden… Zaten ileri bir zamanda Karatay Lisesi ile ilgili çok geniş kapsamlı bir yazı kaleme alacağım. İnşallah o zamana kadar birçok arkadaşımı hatırlarım. Ya da bana hatırlatırlar!..

Ve 1980 sonrası Konya’da geçen gazetecilik yıllarım… Hatırladığım kadarıyla o yıllarda Konya’da 5 günlük gazete vardı. Konya’nın Sesi, Türkiye’de Yarın, Yeni Konya ve Yeni Meram ve Konya Postası… Gazeteciliğe aslında Ortaokul yıllarında başlamıştım. Rahmetli Ziya Tanrıkulu’nu hiç unutmuyorum! Türkiye’de Yarın’da ara-sıra yazarken Cengiz Dönmez yazı işleri müdürüydü. Cengiz abiyle tanışıklığımız/dostluğumuz o yıllarda başlar. Ve Konya’nın Sesi… Ahmet Çobanoğlu… Daha sonra Konya’nın Sesi el değiştirdi (yani satıldı) ve bir süre Konya’nın Sesi olarak devam ettikten sonra adını Anadolu’da Bugün yaptı. Ben el değiştirdikten sonra hem Konya’nın Sesi hem de Anadolu’da Bugün’de gazetecilik yaptım. Konya’nın Sesi’nin Ahmet Çobanoğlu’dan satın alınmasında, gazetenin altyapısında ve sonraki yıllarda personel temininde çok büyük emeğim vardır! Bilenler biliyor! Aynı zamanda hem Konya’nın Sesi’nde hem de Anadolu’da Bugün’de aylarca köşe yazarlığı yaptım. Ayrıca haber ve araştırmalar… Bazı izimler hala hatırımda. Sabit Horasan, Şenyurt Özbay(rahmetli), Saffet Yurtsever, Kemal Soylu, Rıza Poçan(rahmetli), Bünyamin Koyuncu, Mustafa Kaptanoğlu, Necati Akıncı, Miyase Eroğul, Ali İhsan Vatansever(rahmetli) ve oğlu Yusuf Vatansever ve diğerleri!.. Şu an hatırlamakta zorlanıyorum… Ve diğer gazetelerdeki büyüklerimiz, yaşıtlarımız ve küçüklerimiz… Yeni Konya akla gelince Adil ve Naci Gücüyener kardeşleri nasıl hatırlamayız. Yeni Meram deyince de Mustafa Bahçıvan ağabeyi. Bir de rahmetli eniştemiz vardı! Enişte ile nice günlerimiz geçti. Yeni Meram’ın eniştesi olduğu gibi hepimizin de eniştesiydi. Konya Postası deyince Durmuş Alagöz, Süleyman Alagöz ve Mustafa Alagöz…  Yaşça bizden büyük ağabey gazeteciler… Rıdvan Bülbül(rahmetli), Nail Bülbül(rahmetli), Orhan Berk(rahmetli), Mustafa Ataman, Nail Bülbül(rahmetli),   Cihat Yazıcı…. Yaşıtlarım arasında Orhan Samur(rahmetli), Haşmet Öyken, Ethem Öyken, Hüseyin Oğuz, Uğur Özteke, Dursun Seyis, Zafer Varol, Celalettin Boyalı, Ahmet Eser, Sefa Özdemir,  Yaşça bizden büyük olan Mustafa Ataman,  nasıl unutabiliriz. Dursun Seyis, Zafer Varol, Celalettin Boyalı,  ve şu anda hatırlamakta zorlandıklarım…  Ahmet Eser, Sefa Özdemir, İbrahim İpbüker, Erdoğan Nesimoğlu… Selçuk Demirel, Ali Akgül(rahmetli)… Aslında Mustafa Balkan, Ahmet Aka, Mustafa Güden, Duran Çölcü ve daha birçok isim var ama şimdilik hatırlayabildiklerim bunlar… Ve Ahmet Polat ağabeyi, Hilmi Tutar’ı, Murat Dönmez’i, Abdullah Yıldırım’ı, Yusuf Gürbüz’ü de unutmuş değilim…

Yukarıda Karatay Lisesi arkadaşlarından bahsederken dediğim gibi burada Konya’daki gazeteci arkadaşlardan bahsederken mutlaka birçok isimi hatırlamamış olabilirim. Unutmadan değil aradan geçen 40 yıl… Kolay değil… Bu 40 yıl içinde Konya’da nice gazeteciler yetişti. Onlar da zaten bizi hatırlamaz. Biz de zaten çoğunu tanımayız. Şayet bu yazıyı okuyup da kendisini unuttuğum gazeteci arkadaşlar olursa beni hoş görsünler… Anlayışla karşılasınlar… Gerçi KORONA GÜNLÜKLERİ’ne devam edeceğim, işte o zaman Konya’daki gazeteci arkadaşlarımdan daha kapsamlı ve geniş olarak bahsedeceğim.